Image
Image

Hasan Akın

1956 yılında Artvin’in Aşağı Xod (şimdiki adı Aşağı Maden) köyünde doğdu. İlk ve ortaokulu Murgul’da liseyi Artvin’de yükseköğrenimini Erzurum’da ta-mamladı.

Şiirle küçük yaşlardan itibaren ilgilenmeye başladı.

Öğrenimini tamamlayarak üç yıl kadar Erzurum’da bir lisede öğretmenlik yaptıktan sonra askere gitti. Askerlik sonrası öğretmenlikten ayrılarak ticarete yöneldi.

Zamanla tanıştığı kişiler ve okudu kitaplar aracılığıy-la kendini geliştirerek şiirle yoğunlaştı. İlk dönem-lerde mahlassız yazan Akın, daha sonra Haşutlu adını kullanmaya başladı.

Hasan Akın, ticaret ve edebiyat yaşamının yanı sıra bazı siyasi partilerin il yönetiminde görev aldı. Aynı zamanda çevre sorunlarıyla ilgilendi.

Şiirlerinde genel olarak çevresinde yaşananları işleyen Hasan Akın’ın şiirleri çeşitli yayın organlarında yer aldı.

Hasan Akın’ın Xodlu bazı şairler ve insanlara ilişkin Dursun Kurt’la birlikte hazırladığı »Öncekiler ve Biz-Hodlu Ozanlar« (2021) adlı bir kitabı yayımlandı.

Şiirler

Xod’un


Yaylasında soğuk suları kadar
Çok meşhurdur odun döneri Xod’un
Günlerce aylarca sabaha kadar
Tatlı muhabbettir hüneri Xod’un

Niceleri bu dünyadan gitmişler
Mallarını dost yoluna satmışlar
Şiirlerde böyle methin etmişler
Aşık Noksan Aşık Yanar’ı Xod’un

İlim bizde derya görünmez dibi
Bizde küçük kardeş büyükler abi
Meydan camisini kucaklar gibi
Kaç asır ayakta çınarı Xod’un

Bizde herkes Yunus herkes bir candı
Burda herkes bir bey beyler sultandı
Aynı ışıltıyla yandı ha yandı
Yıllardır sönmedi feneri Xod’un

Müderrisler ulemalar yetişti
İlim burdan çevre köylere taştı
Yıllarca çağladı yıllarca coştu
Hiç kurumadı ki pınarı Xod’un

* * *

Hodlular


Bir ekmeğe bile muhtacımız var
Sırt sırta el ele verin Hodlular
Yoksulluğa karşı etten bir duvar 
Sevgiyle saygıyla örün Hodlular

Bir olmak yarına adım demektir
Birer lokma birer yudum demektir
İmece demektir yardım demektir
Dostun yarasını sarın Hodlular

Her kim bir öksüzün sesin duyarsa
Fark etmez İstanbul Ankara Bursa
Yurdun neresinde bir Hodlu varsa 
Arayın halini sorun Hodlular

Var içinde yokluk bize yakışmaz
Pasiflik ürkeklik bize yakışmaz 
Komşu açken tokluk bize yakışmaz
Biraz da çevreyi görün Hodlular

Ayrımız yok iki köy bir bütündür
İşte fırsat beklenen gün bugündür
Veren her el alan elden üstündür
Bu yükün altına girin Hodlular 

Yol gözleyen gönülleri okşayın
Nerde Hodlu varsa duyurun yayın
Her birini tomurcuk bir gül sayın
İncitip kırmadan derin Hodlular 

Sessizlerin çığlığını duyarak
Haşutlu dön de bir etrafına bak
Bu mesajı dört bir yana yayarak
Gönüllerde köprü kurun Hodlular

* * *

Senin


Seni buralarda ilk defa gördüm
Kız sen nerelisin adın ne senin
Kimse tanımadı herkese sordum
Kız sen nerelisin adın ne senin

Başka yerden misin Artvin mi ilin
Goncaya benzersin açmamış gülün
Bizim buralara benzemez dilin
Kız sen nerelisin adın ne senin

Başını eğersin ne zaman görsem
Arkanı dönersin selam da versem
Elif mi Zeynep mi Fatma mı desem
Kız sen nerelisin adın ne senin

Düşer de bayılır bakan yüzüne
Vurulur doyumsuz güzelliğine
Nakış mı işlersin elinde iğne
Kız sen nerelisin adın ne senin

Arhavi Hopa mı Borçka’dan mısın
Trabzonlu musun Maçka’dan mısın
Bu köyden mi karşı yakadan mısın
Kız sen nerelisin adın ne senin

Senin baban Mareşal mı paşa mı
Gürcü müsün Laz mı yoksa Poşa mı
Murgul Şavşat ya da Kemalpaşa mı
Kız sen nerelisin adın ne senin

Yusufeli midir yurdun vatanın
Acep var mı ellerinden tutanın 
Deli taylar gibi kaynıyor kanın
Kız sen nerelisin adın ne senin

Güzeli seyretmek sevap ve haksa
Günah mı Haşutlu yüzüne baksa
Aşağı Yukarı Hod’dan mı yoksa
Kız sen nerelisin adın ne senin

* * *

Bir de Artvin'i


Anladım ki gurbette köylülerim
Bir Hod’u özlemiş bir de Artvin’i
Ali Ahmet Ayşe Zehra’yla Kerim
Bir Hod’u özlemiş bir de Artvin’i

Karı koca gelin oğul bay bayan
Bıraksalar kalkıp giderler yayan
İzmir Aydın Ankara’da yaşayan
Bir Hod’u özlemiş bir de Artvin’i

Çok kez niyet etmiş gitmeye Musa
Her seferde kalmış umutlar kısa
Gurbeti her kim ki mekan tutmuşsa
Bir Hod’u özlemiş bir de Artvin’i

Kimisi Petnos'u kimi Haşut’u
Kimisi kirazı kimisi dutu
Kimisi yaylada içmeye sütü
Bir Hod’u özlemiş bir de Artvin’i

İskender Urfan’i geldi mi sesim
Necati’yle akrabayız hem hısım 
Seyfettin Şemsettin Murat’la Casim
Bir Hod’u özlemiş bir de Artvin’i 

Kuradoğlu her yıl mutlak geliyor
Evliya burada mutlu oluyor
Şaban’ım her sene dilek diliyor
Bir Hod’u özlemiş bir de Artvin’i
Ozanlarız


Maşallah nazar değmesin
Bizler Hodlu Ozanlarız 
Kimse başını eğmesin
Bizler Hodlu Ozanlarız

İlimiz bir köyümüz bir
Yolumuz bir suyumuz bir
Düğünümüz toyumuz bir
Bizler Hodlu Ozanlarız

İyi günde kötü günde
Dün olduğu gibi günde
Eğitimdeyiz en önde
Bizler Hodlu Ozanlarız

Hayırlı olsun demeli
Atıldı dostluk temeli
Fark etmiyor Ali Veli
Bizler Hodlu Ozanlarız

Haşutlu şimdi çok mutlu
Yarınlardan pek umutlu
Gurubumuz olsun kutlu
Bizler Hodlu Ozanlarız

* * *

Hatun


Sen gidersen benim halim ne olur
Köksüz ağaç gibi kururum hatun
Kırılır kanadım boynum bükülür 
Ellerim koynumda dururum hatun

Bana yoldaş oldun bana can oldun
Hayat verdin damarımda kan oldun
Her daim gönlümde bir sultan oldun
İste sana canım veririm hatun

Düşünmesi bile beynimi yorar
Sen olmazsan dünya neyime yarar
Altı kızım bir tane de oğlum var
Gider hangisinde dururum hatun

Ne iyi ki sebep olmuş pederim
Sen olmuşsun alın yazım kaderim
Dört kitap üstüne yemin ederim
Dünyayı sen diye görürüm hatun

Gidişin ölümüm olur da sanki
Yıkılır da devrilirim inan ki
Ben böyle bir yükü kaldıramam ki
Mezara girmeden çürürüm hatun

Senle dolu her saniyem her anım
Yokluğunda eksik kalır bir yanım
Arılarım ölür söner kovanım
Namusum şerefim gururum hatun

Haşutlu der düz ovada şaşarım 
Mecnun olur ıssız çöller aşarım
Sanır mısın şehirlerde yaşarım
Kendimi dağlara vururum hatun

* * *

Madenler


Yeşili ormanı böcekleriyle
Sırtını dağlara dayar Madenler
Dört yanı endemik çiçekleriyle
Doğayı rengarenk boyar Madenler

Erkeği kızları kızanlarıyla
Doyumsuz şiirler yazanlarıyla
Şairleri Hodlu ozanlarıyla
Ününü cihana yayar Madenler

Dürüstlük onlara en hoş yaftadır 
Aşağı yukarı hep bir paftadır 
İlimde bilimde en ön saftadır
Kim demiş yerinde sayar Madenler

Aslolan büyüyüp gelişmek ise
Sevgiyle huzurla doluşmak ise 
Söz konusu olan bölüşmek ise
Taş altına elin koyar Madenler

Birlik bütünlüğü edipte dikte
Her zaman dostluğu vardır yedekte
Acıyı da sevgiyi de birlikte
Özümser içinde duyar Madenler

Muhabbetli tatlı sohbetlidirler
Komşuluk ne adamlık ne bilirler
Altından çok daha kıymetlidirler
İnsanı yirmi dört ayar Madenler

Orda herkes hem kardeş hem bacıdır 
İyilik her daim başın tacıdır 
Bilse ki sonu hep darağacıdır
Sanmayın sözünden cayar Madenler

Haşutlu az bile verdiğin değer
Köylerimiz birer cennetmiş meğer
Vatanını devletini çok sever
Kanuna yasaya uyar Madenler

* * *

Köyde Kaldı


Sorana derdimi diyemiyorum
Ana köyde kaldı yar köyde kaldı
Burda sako palto giyemiyorum
Yağmur köyde kaldı kar köyde kaldı

Aklımdan çıkmıyor dedemin sesi
İpli hamaylisi ipekten fesi
Pestili kesmesi çiri kümesi
Ayva köyde kaldı nar köyde kaldı

Yoksula fakire kucak açardık
Mutlu olur havalara uçardık
Yetesiye kadar eker biçerdik
Servet köyde kaldı var köyde kaldı

Eşler birbirine kalmadık sadık
Yuva kurduk üç ay sonra boşadık
Çağdaşlık adına neler yaşadık
Namus köyde kaldı ar köyde kaldı

Sevgiden coşup da kaynadığımız
Sohbetin tadına doymadığımız 
Her gün komşularla oynadığımız
Tavla köyde kaldı zar köyde kaldı

Acı tatlı nice nice anılar
Karşılıklı attığımız maniler 
Haşutlu Reyhani hem Sümmaniler
Sazlar köyde kaldı tar köyde kaldı