Aşıklar & Şairler

Aşık Ervahi
Fotoğraf: Bekir Karadeniz

   

 

 

Xodlu Ervahi

Artvin’in Aşağı Xod (şimdiki adı Aşağı Maden) köyünde doğdu. 19. yüzyılda yaşadığı bilinmesine karşın tam tarih verilememektedir. Yaşamına ilişkin en somut kesitin, Osmanlı-Rus Savaşı (1877-1878) döneminde Malatya’ya göçtüğü olmasıdır.

Mehmet Koç’un »Xodlu Halk Ozanları ve Kalem Şueraları« ve Asım Bezirci’nin »Halkımızın Diliyle Barış« adlı araştırmalarında yer alan şiirin dışında başka eseri bilinmemektedir.


Düştü

Ahir şerdir zahir oldu alamet
Alametten beyan oldu kıyamet
Çekildi şeriat din ü diyanet
Müslümanlık gitti damana düştü

Tarih doksan üçte Rusiye geldi
Kahırla her yanı zaptına aldı
Otuz altı kaza muhacir oldu
Dağıldı her biri bir yana düştü

Ağlıyor analar ne gelir elden
Ah çeker muhacir derun-i dilden
Hak bizi kurtarsın bu kalmakaldan
Bin yıllık mülkümüz düşmana düştü

Yargılandı cümle ülke uyandı
Ağlaşuben kanlı yaşa boyandı
Ah u figan çıktı arşa dayandı
Nice canlar yandı hicrana düştü

Kafir Urus geldi her yanı aldı
İslamın yerine Kazaklar doldu
Yalancı dünyanın ahiri geldi
Ümmet-i Muhammet yamana düştü

Dünyanın tutarı gitti kalmadı
İslam olanların yüzü gülmedi
Çok kimseler muradını almadı
Yanıp ol ateşi-i suzana düştü

Dağıldı perişan cümle-i millet
Kalmadı saltanat gitti adalet
Bıraktı ateşe o nar-ı hicret
Aktı gözyaşları ummana düştü

Muhacir hakkında ferman yazıldı
İşiten ademin bağrı ezildi
Ahir zaman oldu devran bozuldu
Muhacirlik cümle cihana düştü

İki yol açıldı sol ile sağlı
Ümmet-i Muhammet ciğeri dağlı
Sanırsın bent olmuş kolları bağlı
Küffarın elinden amana düştü

Bakıp da sılama murada erem
Yüzüm toprağına taşına sürem
Aba vü ceddimin mezarın görem
Kabirde mevtalar şivana düştü

İslam olanlardan gitmedi merak
Çektiğimiz daim ah ile firak
Cümle fakirlerin yolları ırak
Her yandan fikr ile efgana düştü

Yüklendi göçleri gitti çekildi
Fukaralar düz ovaya döküldü
Terketti sılasın boynu büküldü
Bilinmez bu yollar ne yana düştü

Unutturdu sıla kavim kardeşi
Dökerler gözünden kan ile yaşı
Ağlıyor vatanın toprağı taşı
Esir kaldı o da zindana düştü

Yedi düvel meşvereti kurdular
Cümlesi birlikte karşı durdular
Anadol’ Balkanı yada verdiler
Sultan Hamit sade bir tane düştü

Yazıldı destana bakın yaraya
Arzuhaller İstanbul’a yürüye
Versin hazineden alsın geriye
Millet olan yaman tufana düştü

Dilerim Tanrıdan kem ola bahtı
Devrile başına Urusun tahtı
Zülmedip ülkede ne varsa yıktı
Şen yer kalmadı hep virane düştü

Eksik olmaz çıkar bir sahip kıran
Livane’de kurar bir yeni divan
Hiç kimse bulunmaz önüne duran
Bize imdat gani süphana düştü

Seyreyle Ervahi cümle cihanı
Çıkarma yürekten ah u figanı
Yakın bilmez iken ahir zamanı
Şimdiki çağ ahir zamana düştü

 


Şairler